
Ancak Malatya CHP örgütlerinde yaşanan son gelişmeler, haklı olarak kamuoyunun ve parti tabanının dikkatini çekmektedir.
Yazıhan CHP İlçe Kongresi sürecinde Belediye Başkanının çıkışıyla başlayan gerilim, CHP İl Kongresi’nde artarak devam etmiş; bu durum parti tabanında “CHP’de ne oluyor?” sorusunu ciddi bir endişe haline getirmiştir.
Ardından ;
Doğanşehir’de iki CHP’li belediye meclis üyesinin parti üyeliğinde ,CHP Gençlik Kolları İlçe Başkanının görevlerinden istifa etmeleri, örgütsel zafiyetleri açık biçimde ortaya koymuştur.
İki belediye meclis üyesinin CHP üyeliğinden istifa etmesiyle, Belediye Meclisi’ndeki siyasal dengeler bozulmuş; bu durum belediye yönetiminde temsil gücünü ve karar alma süreçlerini doğrudan etkilemiştir. Bu tablo yalnızca yerel yönetim açısından değil, CHP’nin Malatya’daki kurumsal ağırlığı bakımından da ciddi bir zafiyet yaratmıştır.
CHP Gençlik Kolları İlçe Başkanının görevinden istifa etmesi ise, sorunların yalnızca yönetim kademeleriyle sınırlı kalmadığını; gençlik yapısına kadar sirayet ettiğini açıkça göstermektedir. Oysa gençlik kolları CHP’nin geleceği, dinamizmi ve siyasal sürekliliğinin teminatıdır.
Oysa il ve ilçe örgütleri, demokratik kurallara, parti içi tahammüle ve CHP Tüzüğü’ne uygun şekilde yönetilmekle sorumludur. Yönetim anlayışında keyfi uygulamalara, aceleci kararlara ve anti-demokratik tutumlara asla yer yoktur. Gerek Yazıhan’da gerekse Doğanşehir’de yaşanan sorunların temelinde açıkça yönetme becerisindeki zafiyetler bulunmaktadır.
Üyelerin dışlandığı, ortak aklın yok sayıldığı aday belirleme süreçleriyle oluşturulan listelerin partimizi hedeflerinden saptırması kaçınılmazdır. Nitekim geçmişte Yazıhan’da, ilçe örgütünün doğru ve isabetli aday tercihi sayesinde seçimler zaferle taçlandırılmıştır.
Ancak Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’in Yazıhan ziyareti öncesinde yaşananlar kabul edilemez niteliktedir. Genel Başkanın ilk ziyaretinin belediyeye mi yoksa ilçe örgütüne mi yapılacağı tartışması sırasında, atanmış Belediye Başkan Yardımcısının İlçe Başkanını İlçe Yönetim Kurulu üyelerinin gözü önünde tokatlaması ve bu olaya sessiz kalınması; dahası hiçbir disiplin süreci işletilmemesi, parti içi demokrasinin ve tüzüğümüzün açıkça ihlalidir.
Bu tutum, İlçe Başkanının yalnızlaştırılmasına ve istifaya zorlanmasına yol açmış; kabadayılığa prim verilerek parti içi hiyerarşi zedelenmiş, örgüt zafiyete uğratılmıştır. Bu anlayışın sonucu olarak CHP, kamuoyu önünde tartışılır hale getirilmiştir.
Benzer bir basiretsizlik Doğanşehir’de de yaşanmıştır. Oysa Malatya CHP İl Örgütü’nün asli görevi; sorunları büyütmek değil, zamanında ve sağduyuyla çözmek, hataları telafi etmek ve birlik-beraberliği sağlamaktır. Aylar öncesinden bilinen sorunların taraflar bir araya getirilerek çözülmesi gerekirken, doğrudan sahaya taşınması yaşanan krizin öngörülebilir bir sonucu olmuştur.
Üstelik Doğanşehir; CHP Malatya Gençlik Kolları Başkanının, MYK üyesinin, il örgütlenmeden sorumlu İl Başkan Yardımcısının ve 12 kurultay delegesinin 5’inin Doğanşehirli olduğu bir ilçedir. Bu denli güçlü temsil kabiliyeti bulunan bir yerde sorunların çözümsüz bırakılması kabul edilemez olup, halk tarafından da dikkatle değerlendirilmektedir.
En azından CHP il ve ilçe yönetimlerinin, yönetim anlayışlarını samimiyetle masaya yatırması, partiye aidiyet duygusunu ve örgüt bilincini yeniden değerlendirmesi gerekmektedir.
CHP, “ben” diyenlerle değil,
“biz” diyenlerle bugünlere gelmiştir.


